Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA- Suudi Arabistan’da gerçekleşen son saray darbesi ile bu toplantıya hazırlıklı gidecek olan Kral Selman 30 yaşındaki oğlu Muhammed’i veliahttın veliahttı atadıktan sonra önceki gün ülkenin ulusal petrol şirketi ARAMCO’nun başına getirdi.
ARAMCO son 50 yılda dünyanın dört bir yanındaki tüm (sözde) İslamcı (selefi - vahhabi) parti, örgüt, dernek, cemaat ve gruplara dolaylı ya da dolaysız yardım etmiştir. Bu şirket CİA’nin tüm karanlık operasyonlarına arka çıkmış ve İslam dinini yozlaştırmak ve içini başlatmak için milyarlarca dolar harcamıştır.
RABITA ile birlikte.
Kaide, Nusra, IŞİD, Taliban, Elşabab ve benzeri tüm örgütler ARAMCO’nın parası ile beslenişlerdir.
Delikanlı Muhammed Bin Selman yönetiminde bu şirket ne yapar bilinmez ama Obama ona ve babasına ne der o hiç bilinmez.
İran ile nükleer anlaşmayı imzalamaya hazırlanan Obama bakalım Kral Selman ve müttefiki diğer kral ve emirlere beyzbol sopasını gösterecek midir.
Çünkü bu adamların tek derdi ‘Şii İran ve onun desteklediği Alevi Esad ve Şii Hizbullah’.
Adamlar İsrail’den beter.
Tüm bölgeyi darmadağın etmek için ellerinden gelen her şeyi yaptılar yapıyorlar.
AKP yönetiminde Ankara ile birlikte.
Suriye, Irak, Libya, Mısır ve son olarak Yemen.
Hepsinin tek derdi var: Sünni âlem adına Şii ve Alevilerden kurtulmak.
AKP yönetiminde Ankara olmazsaydı bu çağ dışı, ilkel, bağnaz ve katil ruhlu körfez yönetimleri ne Irak ne de Suriye’de hiç bir eyleme cesaret edemezlerdi.
Türkiye’nin Irak ve Suriye ile 1300 kilometrelik sınırı var. Her iki ülkede savaşan ruh hastası IŞİD, Nusra, ÖSO ve benzeri grupların yabancı katilleri bu sınırlardan geçerek Irak ve Suriye’ye girip çıkıyor. Bu ruh hastalarının katliamları Türkiye topraklarında planlanıyor ve uygulanması için gerekli her türlü destek sağlanıyor.
Alevi ve Şiiler ortak düşman olduğu sürece sorun yok.
Ama işin detayında her taraf pislik.
Mısır’da Sisi’nin arkasında Suudi Arabistan, BAE ve Kuveyt var.
Katar ise Sisi’den gıcık alan Ankara’nın yanında.
Obama son telefon konuşmasından sonra Sisi’yi çok seviyor.
Libya’da Mısır ve BAE laik hükümet ve ordudan yana Katar ve Türkiye İslamcı gruplara destek veriyor.
Mısır, Suudi Arabistan ve BAE Müslüman Kardeşleri terörist ilan ediyor Katar ve Türkiye onlara sınırsız destek veriyor. Katar bununla da yetinmiyor Taliban yöneticilerine ev sahipliği yapıyor.
Katar ve Türkiye bu ve buna benzer konularda sınırsız legal ve illegal işbirliği yapıyorlar.
Ürdün ise tam bir fırıldak.
Her tarafı çelişkili politika.
Komşularla sıfır sorun denildi ortada komşu kalmadı.
Bir tek Barzani.
O da Washington’da Obama ile görüşecek. Erbil’e dönerken bazı Avrupa ülkelerine uğrayacak.
Onun da işi zor.
Ağustos’ta Kürdistan Başkanı olarak dönemi bitiyor. Uzatılma şansı yok. Yerine kim gelir bilinmez ama seçim yapılırsa işler karışacak.
İşte bu nedenle Barzani Batı’dan destek istiyor.
Tam da ABD Kongresi Irak’ın ikiye bölünmesini ön gören bir karar tasarısını görüşürken.
Irak ikiye ya da üçe ayrılır mı bilinmez ama bazıları Kürdistan’ın Erbil ve Süleymaniye olarak iki ayrılabileceğinden söz ediyor.
Biri İran’a diğeri Türkiye’ye yakın.
Türkiye’de ise ilginç gelişmeler yaşanıyor.
Barzani’den hoşlanmayan PKK TBMM’ye girme çabası içinde.
Olmazsa Güneydoğu’da özerklik.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ‘Kürt sorunu yok ve PKK ile masaya oturulmaz’ diyor.
Suriye’de çözüm ve sonuç ne olursa olsun PKK yandaşı PYD oradaki denklemlerin vazgeçilmez bir faktörü.
Hem de Batı’nın desteği ile.
Her taraf AKP’nin macera ve hayalperest politikalarından dolayı karışık.
IŞİD, Nusra, ÖSO, Boko Haram, Kaide, Taliban, Elşabab ve ana şemsiye Müslüman Kardeşler.
Her tarafta kan ve göz yaşı var.
İşte bu nedenle 7 Haziran seçimleri çok önemli.
Türkiye’yi Körfez’in çağ dışı, bağnaz ve ilkel kral, emir ve şeyhlerinden ve onların insanlık ve İslam dışı mezhepsel politikalarından uzak tutmak gerek.